26 Mart 2011 Cumartesi

incelikler yüzünden..

Düşündüğünüz,
Söylemek istediğiniz,
Söylediğinizi sandığınız,
Söylediğiniz,
Karşınızdakinin duymak istediği
Duyduğu
Anlamak istediği
Anladığı

arasında farklar vardır.

Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var..

Yaklaşık 1 senedir kimseyi kırmak istemedim.Uzak durmaya çalıştıkça entrikaların içine düştüm.İnsan oluşum,duygularım,hissettiklerim geçmişimi unutturdu bana.
.İnsanım ya..
Neyse.
Bu defa olabildiğimce açık yazıcam.Bildiğin konuşur gibi...

Mart aylarından nefret ettiğimi anladım dün.Hep hayatımın en boktan karmaşık ayı oluyor çünkü.Farklı konular,zor durumlar,iğrenç hissetmeler,hissedememeler..
Geçen seneden beri kendimi rahatlatmaya çalıştığım anlatmaya çalışıp her defasında biri ya da birilerinin yanlış anladığı,yazdığım tüm yazılarla başlıyorum kendimden bahsetmeye..
Hiç rahatlayamadım.İzin vermediniz hiçbiriniz.Önceleri herkes eski sevgilime yazdığımı düşündü.Yeni sevgilisi rahatsız oldu hep,huzursuz oldu.Hala Onur'u düşündüğümü düşündü,bu onu hırslandırdı.Zaman zaman uğraştı benimle.Anlatmaya çalıştım , kendimle olan savaşım,vicdanım ve bunları lanet olsun ki bastıran şimdiye kadar hiç hissetmediğim kadar yoğun olan duygum yüzünden açık olamadım ve işin her gizli yanı inandırıcılığını yitirdi.Normaldi bu.
Kızdılar bana,haketmediğim halde ve sözleriyle dövdüler.İlk zamanlar anlaşılamamanın verdiği sinirle cevaplar verdim.Sonra bunun sonsuza kadar süreceğini anladım ve bıraktım,ılımlı oldum kendimce,sustum..Çünkü gerçekten geçen sene ocak 16dan beri ne Onurla bi alakam kalmıştı ne de artık sevgim ya da sanıldığı gibi  umudum.2.5 sene iyisi kötüsüyle geçen bi ilişki yaşadım her kötü ayrıntıya,bitişinde birbirimize haketmediğimiz ama kızgınlıkla kurduğumuz her cümleye rağmen,bittikten sonra duyduğum saygının görmezden gelinmesine rağmen hak vermeye çalıştım.İçtendi her "mutlu olun."diyişim.İçten olabiliyordum çünkü zaten bi başkasına deli gibi aşıktım.
'Aşık olmuştum..'
...
Artık herşey bambaşkaydı.İstesem de..İstemesemde..


Eğer aşık olmamanız gereken birine aşık olduysanız yapabilecek hiçbişeyiniz yoksa sadece yazarsınız.Ve bunun olmaması gerekiyor ya..İçinizde tutmaya çalıştığınız,söyleyemediğiniz,çaktırmamak zorunda olduğunuz,kısaca kendinizi kastığınız her duygu,ya ağlayarak ya içerek ya da yazarak dökülüverir..
Ben de yazdım.E tabu oynar gibiydim.Yasak belli kelimeler vardı.Kuramadım cümleleri..Kuramadığım her cümle için geçmişim alındı..Oysa olan bambaşkaydı.
Kendimi rahatlatmak için yaptığım eylem için bile açıklama yapmam gerekti hep.Kırmak istemedim çünkü kimseyi.Açık olacağım her cümle birinin canını yakacaktı.Hiç kurmadıklarım da benim canımı..Ortayı bulayım dedim, ama yapamadım..Ne yaparsam yapayım zaten 'yanlış'tım yeterince..Neyse dedim bıraktım 'geçmiş'e açıklama yapmayı..Dedim ne söylersem söyleyeyim,inandırıcı olmayacak.Bırak..Zamanla onlar da hayatlarına bakacaklardır..
Bu arada olan yine olmaya devam etti.İçimdeki bu lanet duygu büyümeye devam etti.O büyüdükçe kaçtım,kaçtıkça büyüdü.Kendime itiraf edemediğim bişey yüzünden her gece kendimle savaşıp kaybedip ağlarken sızdım..
Her sabah yeni bir güne uyandım ben..
Sadece ben uyanmışım hep.
Herkes her güldüğüm an için beni suçladı,parmakla gösterdi,henüz tanışmadıklarım bile hayatlarında dolaylı olarak bulunmamdan rahatsız oldular..Benim bu sırada hissettiklerim için kendimi yok sayışımı bilmedi kimse,görmedi.

'Gel' dediğimi sandığınız her an
Hep 'git' dedim.

Gitmedi.
Arkamı döndüm topuklarım kıçıma vura vura koştum.Hep arkamdaydı ayak sesleri.Benimle aynı metronomda.Durmadım,koşarak kaçmaya devam ettim.Yönü bile umursamadım hatta.
Ve öyle anlar geldi ki , çarptığım ve düştüğüm her an için bile ayrıca hesap soruldu,'normal ' dedim,hesap verdim..
'Doğru' yapmaya çalışırken,hayatınızdan kaçmaya çalışırken, o ölçüde yaklaştınız bana..Zaten vicdan muhasebesinden yeterince yorgun bana , kendime bile soramadığım soruları sorup cevaplar beklediniz..

Verdiğim cevaplar olmasını umduğum ve aslında inanmasanız da yapmaya çalıştığım herşeydi..

Çok çabaladım.Çok çabaladı.'Olmaz'ı denedik..Olmadı..

Bunlar olurken bi de izlemek zorunda olduğum şeyler vardı..
Hiç düşündünüz mü gördüklerinden ne derece etkilenir insan? Görmek zorundaydım evet...Her gördüğümde daha çok kaçtım,kendime bahane yaptım.Kendimi düşünüyor gibi kandırdım kendimi ve siz üzülmeyin diye hissettiklerim sanki yoklarmış gibi davrandım hem kendime,hem sebep olana..Tamam dedim her defasında..
"Tamam işte."
 Müzik güzel gidiyordu.Sarıldım ona.Sadece müzikle yetinecektim.Kandıracaktım kendimi somut bişey bulana kadar sarılacak işte..Herneyse.
Alıştım,bozuldu,alıştım,bozuldu..
Sonra buna da alıştım.Ve bildiklerimi görmeye başladım..
Hayatımı yaşamadım.Hayatları yaşadım..Yaşatılan şeylerden farklı şeyler yaşamadım,yaşamadı.
Yaşanamazdı,yaşatılmazdı,yaşatılmadı da.
Zaten bu da yetmezdi 'doğru' için,yetmedi.
"Olmaz böyle" dedim.Kararlar aldım,uygulamaya çalıştım,çalıştı..Çabalandı.
"Çabaladık" demem mesela."Birlikte" değil, ayrı ayrı..
Anlık kırılmalarınız aslında büyük olayların engellenme çabalarıydı,hiç bilmediniz.Ben hep oyun bozan oldum.Ve bu daha birşey değildi,en kötü olacaktım daha..
Dedim ya ne yaparsam yapayım zaten birileri tarafından asla anlanmayacaktım..Bir de 'zamanı değil' durumu vardır ya.Ben hiç inanmadım ona.Ve her açık cümle kurmak istediğimde susturuldum..Açık cümle kurulmasını istedim,"zaten kötü olacak olan ben olucam..zamanı ertelemek çözüm değil sorun" dedim,benim karar verebileceğim bişey değildi bu,o yüzden yine 'yanlış'oldum..
'Sonra'yla 'şimdi değil' i karıştırdı(k).Ve bu sonunda 'hiç' imiz oldu.
 Hiçbirşey beklemedim.Hirbirşey istemedim.Kimseden.
Kimseyi beni seviyor diye sevmedim.
Kimseyi beni sevsin diye sevmedim.
Ben sevdim sadece.
Bazen o bile bilmedi.
Bazen herkes 'bildi.'
'Sonunda'..
Yoruldu herkes.Kırıldı herkes.Herkes yaralı çıktı bu durumdan.Kimse bi eksik bi fazla değil.
Değil de..
Lanet olsun aşık olduğum için hala pişman değilim.Bunun canımı yakması biraz sürer gibi.
Neyse..
Kimseyi kırmak istemedim ben.Kimseyi.Ama özellikle kırılmaması gereken biri vardı,onun için harcadığım her çabada ben yıprandım,yıpratıldım.Bilmedi,görmedi..Görmesin de zaten.

Bireyselleştiriyorum bitirirken..


Başından sonuna söylediklerimi de unut hadi,inanma öfkelen hatta belki..Duyacağın duygu şuan herneyse haklısın..
Ama tek konuda içim rahat.Gerçekten hiçbir zaman asla garezim olmadı,hırslanmadım,kıskanmadım,kinlenmedim.
Hakkım zaten yok hoş,tartışmıyorum zaten ama insan olmanın getirdiği bazı engellenemez duygular vardır  ya bu saydıklarımdan hiçbirini duymadım sana.
Ve ne olumsuz herhangi bişey düşündüm herhangi bi zaman diliminde,ne de bu güne kadar yazdıklarım ya da yaşadığım şeyler doğrultusundaki tavırlarımın en ufacık kısmı bile sanaydı..
Hissettiklerimi yasaklamaya haddi olmayan herkeseydi tüm kızgın cümlelerim.
Sana değil..

Hayatıma müdahale eden o kadar kişi vardı ki.Restler çeken,sırtını dönen,kulisler yapan zaman zaman,bile bile canımı yakan.Sanki huzurluymuşum gibi..
Hep üzüldüm.
Sadece haketmeyişine,karşı koyamayışıma ve çok samimiyetsiz gelecek biliyorum, ama kimseyi inandırmak için yazmıyorum dedim ya en başında, inanmayacak olsan ya da hiç anlayamayacak olsan da sana duymayı çok istediğim 'kıskançlık' duygusunu duyamayışıma.
Ben seni kırmayı ya da üzmeyi hiç istemedim.
Canı yanıyorsa ayrıntıları alınır bazen insan,o kadar mükemmel denk gelir ki çünkü,açıklaması yoktur,"o kadarı nasıl olacak,"tır falan..
Ben hep neşeli,hayatına devam eden biri gibi gözükmek zorundaydım..Ve bu öyle zamanlarda öyle saçma sapan karşıma çıktı,yüzüme vuruldu ki..Abartmadan yazıyorum.Hayatımı altüst etti.
Gerçekten bi hayat diyemem yaşadığım şeye şuan.Zamanım geçiyor sadece.
Neyse,diyeceğim şu ki : asla kırmam seni.Asla.
İçim bu konuda en azından çok rahat,çünkü en ufak bir olumsuz düşüncem yoktu en başından,hiç olmadı,hala yok.Tanrım biliyor.


Öyle sanmana sebep olduğum herşey için özür dilerim!


Umarım bilmeden üzdüğüm her anını unutturucak kadar mutlu olursun..

Bu yazıyı af dilemek , günah çıkarmak için falan yazmadım..Ben kendimi asla affedemeyecekken,kimsenin beni affetmesi de umrumda değil zaten.
Ama en azından geçmişim;gerçekten çok önce 'geçmiş' olduğunu,yaşadıklarımın gerçekten çok canımı yakan yeni şeyler olduğunu ve eskiyemediğini,'bireyselleştirdiğim' kısmın sahibi de ne düşündüğümü anlamaya çalışacaktır..Diye umuyorum.

Bu da boş olabilir.Boşsa da;yarın yeni bi gün..
gerçi;
Huzurlu olduğum tek zaman dilimi rüyaydı eskiden,rüya oldu.